Şifrenizi mi Unuttunuz?

Kullanıcı Adınızı mı Unuttunuz ?



Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Allahın 99 ismi ve anlamları

İslami Bilgiler Bölümü Kategorisinde ve İslami Sorularınız ve Cevapları Forumunda Bulunan Allahın 99 ismi ve anlamları Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Allah,Allahın isimleri,anlamları,Hz Allah,esmaül hüsna ile ilgili bilgiler bu konumuzda Her müslümanın bilmesi gereken Hz Allahın 99 ismi ve anlamları aşağıdaki ...

  1. #1

    Allahın 99 ismi ve anlamları

    Allah,Allahın isimleri,anlamları,Hz Allah,esmaül hüsna ile ilgili bilgiler bu konumuzda


    Her müslümanın bilmesi gereken Hz Allahın 99 ismi ve anlamları aşağıdaki konumuzda




    Allah'ın 99 İsmi ve İsimlerinin Anlamları
    Allah'ın 99 tane ismi vardır ve bu isimler en güzel isimlerdir. En güzel isimlere de Esma-ül Hüsna denir. Allah'a dua ederken, bu isimleri kullanmak duanın kabülü açısından etkili olduğuna inanılır. Allah bu isimleri ayrıca Allah'ın sıfatlarıdır.

    İşte Allah'ın 99 güzel ismi ve kelime anlamları,

    1-ALLAH Her şeyin gerçek mabudu
    2-RAHMAN Dünyada bütün mahlukatı rızıklandıran
    3-RAHİM Ahirette yalnız dostlarına rahmet edecek
    4-MELİK Bütün mevcudatın gerçek sahibi ve hükümdarı
    5-KUDDÜS C.C. Bütün mahlukatı maddi ve manevi kirlerden arındıran
    6-SELAM Her türlü tehlikeden kullarını selamette kılan
    7-MÜMİN Kalplerde iman nurunu yakan ve kullarına güven veren
    8-MÜHEYMİN Bütün varlıkları ilim ve kontrolu altında tutan
    9-AZİZ Sonsuz izzet sahibi olan
    10-CEBBAR C.C. İstediğini zorla yaptıran
    11-MÜTEKEBBİR Sonsuz büyüklük ve azamet sahibi
    12-HALİK Her şeyi yoktan yaratan
    13-BARİ Eşyayı ve herşeyin aza, cihazatını birbirine uygun yaratan
    14-MUSAVVİR Her varlığa münasip şekil giydiren
    15-GAFFAR C.C. Çok affeden
    16-KAHHAR Her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden
    17-VEHHAP Bol bol hediyeler veren
    18-REZZAK Bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran
    19-FETTAH Her şeyi hikmetle açan
    20-ALİM C.C. Her şeyi hakkıyla bilen
    21-KABİD İstediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan
    22-BASİT İstediğinin maddi ve manevi rızkını genişleten
    23-RAFİD İstediği kulunu şeref sahibi iken rezil rüsvay eden
    24-RAFİ Dilediklerinin mertebesini yükselten
    25-MUİZZ C.C. İstediğine izzet veren ve şereflendiren
    26-MÜZİLL İstediğini zelil kılan
    27-SEMİ Gizli açık her sesi işiten
    28-BASİR Her şeyi bütün incelikleriyle gören
    29-HAKEM Hükmeden hakkı yerine getiren
    30-ADL C.C. Tam adaletli, Allah adildir zalimleri sevmez
    31-LATİF Lutfu keremi bol olan
    32-HABİR Her şeyden haberdar olan
    33-HALİM Yaratıklarına son derece yumuşak muamele eden
    34-AZİM Kendisine büyük ümitler beslenen
    35-GAFUR C.C. Kullarının günahlarını bağışlayan
    36-ŞEKUR Rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan
    37-ALİYY Her şeyiyle yüce olan
    38-KEBİR Varlığının kemaline hudut yoktur
    39-HAFIZ Her şeyi muhafaza eden
    40-MUKİT C.C. Her türlü mahlukata münasip rızık veren
    41-HASİB Kullarının bütün fiillerinin hesabını gören
    42-CELİL Yücelik ve ululuk sahibi
    43-KERİM İyilik ve ikramı bol olan
    44-RAKİB Bütün varlıklar üzerinde gözcü
    45-MUCİB C.C. Kullarının dualarına cevap veren
    46-VASİ İlim ve insanı her şeyi içine alan
    47-HAKİM Her şeyi yerli yerinde yapan
    48-VEDÜD İtaatkar kullarını çok seven
    49-MECİD Azamet şeref ve hakimiyeti sonsuz
    50-BAİS C.C. Peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten
    51-ŞEHİD Kullarının her yaptığını gören
    52-HAKK Varlığı hiç değişmeden duran, daima sabit
    53-VEKİL Kendine güvenen kullarının işini en iyi yoluna koyan
    54-KAVİY Güç ve kuvveti sonsuz olan
    55-METİN C.C. Hiçbirşey hükmünü sarsmayan ve kendisine güvenilen
    56-VELİY Müminlerin dostu olan
    57-HAMİD En çok övülen ve en çok övgüye layık olan
    58-MUHSİ Her şeyin sayısını bir bir bilen
    59-MÜBDİ Mahlukatı örneksiz ve yoktan yaratan
    60-MÜİD C.C. Mahlukatı öldükten sonra yeniden dirilten
    61-MUHYİ Canlılara hayat veren
    62-MÜMİT Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan
    63-HAYY Gerçek hayat sahibi olan
    64-KAYYUM Gökleri yeri ve bütün mahlukatı ayakta tutan
    65-VACİD C.C. İstediğini bulan
    66-MACİD Sonsuz şan ve yücelik sahibi
    67-VAHİD İsimlerinde sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan
    68-SAMED Her şey kendisine muhtaç, O kimseye muhtaç değil
    69-KADİR Sonsuz kudret sahibi olan
    70-MUKTEDİR C.C. Her şeye gücü yeten
    71-MUKADDİM Dilediğini öne geçiren
    72-MUAHHİR İstediğini arkaya bırakan
    73-EVVEL Herşeyden önce olan
    74-AHİR Herşeyden sonra olan
    75-ZAHİR C.C. Varlığı apaçık görünen
    76-BATIN Herşeyin iç yüzünden haberdar olan
    77-VALİ Mahlukatın işlerini yoluna koyan
    78-MÜTEALİ Ali, büyük
    79-BERR Herkesten fazla iyilik yapan
    80-TEVVAB C.C. Bütün tevbeleri kabul eden
    81-MÜNTEKİN Suçluları müstehak oldukları cezaya çarptıran
    82-AFÜVY Kullarını çok çok affeden
    83-RAUF Kullarına çok şefkat edip esirgeyen
    84-MALİKÜLMÜLK Hakiki mülk sahibi O dur. Dilediğine verir, dilediğinden alır
    85-ZÜLCELALVELİKRAM Büyüklük, fazl ve kerem sahibi
    86-MUKSİT Bütün işleri denk, birbirine uygun
    87-CAMİ İstediğini istediği şekilde toplayan
    88-GANİY Gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan
    89-MUĞNİ Mahlukatının ihtiyacını giderip zengin kılan
    90-MANİ C.C. İstediği şeyin meydana gelmesine engel olan
    91-DARR Hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan
    92-NAFİ Faydalı şeyleri yaratan
    93-NUR Alemleri, istediği simaları ve gönülleri
    94-HADİ Kullarına hidayet veren
    95-BEDİ C.C. Eser ve insanıyla varlığı apaçık görünen
    96-BAKİ Varlığının sonu olmayan
    97-VARİS Bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi
    98-REŞİD Bütün işlerini ezeli hikmetine göre neticeye ulaştıran
    99-SABUR C.C. Asileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden


    kaynak:harbiforum.org


  2. #2
    ALLAH (c.c)
    Hakiki (gerçek) ve mutlak (kayıtsız, şartsız) olarak «VAR» ve «BİR» olan; eşi, benzeri ve ortağı asla bulunmayan Yüce Rabb'imizin has (özel) ve en büyük ismi şerifidir. «Allah» Lafzı Celali, diğer mübarek isimlerinin delalet ettiği bütün vasıfları, sıfatları ihtiva eder, ve «Vacibu'l-Vucud» olan Yüce Rabb'imizin İsm-i Azam'ı (en büyük adı) olduğu hususunda İslam bilginlerinin ittifakı vardır. «Allah» Lafzı Celali; Kur'an'ı Kerim'de, diğer mübarek isimlerinden çok olarak 2800 defa zikredilmiştir. Sonra 960 defa ile «Rab» İsm'i şerifi gelir. Bundan sonra, en çok zikredilenler sırasıyla «Rahman», «Rahim» ve «Mâlik» İsmi şerifleridir.



    er-Rahmân (c.c)
    Dünyada; mümin ve kafir ayırt etmeksizin herkese merhamet eden, şefkat gösteren ve acıyan.



    er-Rahîm (c.c)
    Merhametli, esirgeyen, koruyan, acıyan; Ahiret'de yalnız mümin kullarına keremiyle muamelede bulunan.



    el-Melîk (c.c)
    Bütün kainatın mutlak ve hakiki sahibi, mutasarrufu. Bütün kainatın, Zâtı'nın dışındaki bütün varlıkların ezeli ve ebedi tek hükümdarı, ancak Allah Teala'dır. Kainatta, ancak O'nun iradesi, hüküm ve tasarrufu geçerlidir. O'nun mülkü yok olmaz.



    el-Kuddûs (c.c)
    Azamet ve Celaline layık olmayan her türlü noksanlıktan pek uzak ve pek temiz.



    es-Selâm (c.c)
    Her çeşit arıza ve hadiselerden salim kalan ve etkilenmeyen; kullarını her türlü tehlikelerden selamete çıkaran, bahtiyar kullarına «Selâm» etmek lütuf ve kereminde bulunan. Cenabı Hak (c.c)

    , mevcut her çeşit selametin mutlak ve hakiki kaynağıdır.



    el-Mü'min (c.c)
    Gönüllerinde iman ışığını uyandıran; Kendine sığınanlara emniyet, güvenlik, rahatlık, veren; müminleri azabından ve yaratıklarının hepsini zulümden emin kılan.



    el-Müheymin (c.c)
    Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden ve her şeyi gözetip koruyan.



    el-Azîz (c.c)
    Hakiki ve mutlak surette kuvvet ve galebe sahibi, mağlup edilmesi asla mümkün olmayan Galip; hükümlerinde her zaman galip olan.



    el-Cebbâr (c.c)
    Emir ve fermanına karşı konulamayan, kırılanları tamir eden, eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan, her şeyde hükmünü kayıtsız ve şartsız yürüten.



    el-Mütekebbir (c.c)
    Büyüklükte eşi olmayan, her şeyde ve hadisede büyüklüğünü gösteren.



    el-Halîk (c.c)
    Ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm sahibi; affı, bağışlaması, hilmi sınırsız. Allah Teala, emrine karşı gelindiğinde anında görür, bilir. Fakat gücü yettiği halde hemen cezalandırmaz, süre verir. Bu süre içinde pişman olup tövbe edenleri af ve mağfiret buyurur. Israr edenleri ise; dilerse af eder, dilerse cezalandırır.



    el-Bâri (c.c)
    Her şeyi bir asıldan var eden; her şeyi muhtaç olduğu organ, tabiat ve surette en mükemmel ve uygun şekilde yaratan; yokluktan varlığa çıkaran, yarattıklarını birbirlerinden çeşitli şekillerde ayırt eden.



    el-Musavvir (c.c)
    Varlıklara suret veren, tasvir eden; onları en güzel şekilde tertip edip, en güzel surette şekillendiren.



    el-Ğaffar (c.c)
    Mağfireti (yarlığaması) pek çok ve kullarının ayıplarını örtücü; iyiyi, güzeli açığa çıkaran; kötüyü, çirkini örten. Günahları ne kadar çok olursa olsun, affedilmesini can-ı gönülden isteyen kulun günahlarını örten, açıklamayan, mağfiret eden.



    el-Kahhâr (c.c)
    Her şeye, her isteğini yapacak surette gücü ve kudreti yeten; hükümlerinde mutlak ve hakiki Galip ve Hakim. Allah Teala, kuvvet ve kudretiyle her şeyi içinden ve dışından kuşatmıştır. Bundan kurtulmak mümkün değildir. Çünkü O, mutlak Kadir ve Galiptir. Küfür ve isyanla O'na karşı gelip de tövbe etmeyenleri öldürmek ve zelil etmek suretiyle kahredicidir.



    el-Vehhâb (c.c)
    Sonsuz, çeşit çeşit nimetlerini daima karşılıksız olarak ihsan eden, bağışlayan. Allah Teala, fazlının tükenmez hazinelerinden rahmet ve nimet bağışlar. O, hakiki ve mutlak Cömerttir.



    er-Rezzak (c.c)
    Rızıkları yaratan ve kullarına bahşeden; rızıkları ve rızıklandırdıklarını yaratan, rızıklandırdıklarına rızıkları ulaştıran ve rızk elde etme sebebini meydana getiren. Rızk; faydalanılması nasib edilen her şeydir.



    el-Fettâh (c.c)
    Her türlü zorlukları kolaylaştıran, maddi ve manevi bütün kapıları açan, en büyük Hakim.



    el-Alîm (c.c)
    Bilgisi ezeli ve ebedi olan; olmuş olacak; gizli, aşikar her şeyi en iyi bilen, kendisinden hiç bir şey gizlenmeyen.



    el-Kâbıd (c.c)
    Dilediğine rızkı daraltan, sıkan. Allah Teala, istediğinden ihsan ettiği şeyi, gönül rahatlığını alıverir. Kiminin ruhunu kabzeder, kiminin de kalbini kabzederek hayra rağbetsiz kılar.



    el-Bâsıt (c.c)
    Dilediğinde rızkı açan ve genişleten. Allah Teala, kimine çok rızk, kimine uzun ömür verir; kiminin de kalbini açarak hayra rağbetli kılar.



    el-Hâfıd (c.c)
    Kafir ve facirleri alçaltan, iman etmeyenleri bedbaht eden; varlıktan yokluğa, ilimden cehle, sıhhatten hastalığa döndüren. Allah Teala, dilediğini şan ve şeref sahibi iken rezil ve rüsvan eder.



    er-Râfi' (c.c)
    İyileri yücelten, yukarı kaldıran; zilletten izzete götüren, bataklıktan çıkaran, dereceleri artıran ve müminleri yükselten. Allah Teala, dilediğine şan ve şeref verir. Gönülleri iman ve irfan ışıklarıyla parlatır.



    el-Muiz (c.c)
    Dilediğine tevfik verip aziz kılan; izzet veren, şereflendiren, ağırlayan. İzzet, Allah Teala'nın verdiği bir şeref, bir irfandır.



    el-Müzil (c.c)
    Dilediğini hor ve hakir kılan; emir ve yasaklarına karşı koyanları zelil eden, süründüren.



    es-Semî' (c.c)
    Gizli, açık her şeyi hakkıyla işiten. Allah Teala, kainatın her zerresinde olan biteni, kalplerimizden geçenleri, dualarımızı, hasılı her şeyi hakkıyla işitir. Ancak, bu işitme bizim anladığımız manada değildir.



    el-Basir (c.c)
    Bütün mevcudatta gizli-açık her şeyi kemaliyle gören. Allah Teala, kullarının yaptığı her şeyi görür. O'nun görmediğini sanarak günah işleyenler ne bedbahttır!



    el-Hakem (c.c)
    Hakiki ve mutlak Hakim; hükmeden, hakla batılın, iyi ile kötünün arasını ayıran; dünyada şerhi hükümleri inzalle ve Ahiret'te kullarının arasını faslederek hüküm veren. Allah Teala'nın hükmünü bozacak hiçbir kuvvet yoktur.



    el-Adl (c.c)
    Mutlak, hakiki, sınırsız, sonsuz adaletli, çok adil. Allah Teala, yarattığı her şeyi kendine mahsus yere koymuştur.



    el-Lâtîf (c.c)
    Hakiki, mutlak lütuf sahibi; lütuf kerem ve inayeti sınırsız olan, en ince işleri bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına akıl erdiremeyen en ince şeyleri yapan; görünen görünmeyen türlü yollardan ve yerlerden çeşit çeşit faydalar, ihsanlar bahşeden.



    el-Habîr (c.c)
    Gerek cismani alemde, gerekse ruhani alemde olagelen her hadiseden, hareket eden her zerreden, alınıp verilen her nefesten bütün ayrıntılı haberdar olan.



    el-Halîm (c.c)
    Ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm sahibi; affı, bağışlaması, hilmi hududsuz. Allah Teala, emrine karşı gelindiginde anında görür, bilir ama, gücü yettiği halde hemen cezalandırmaz, süre verir. Bu sure içinde pişman olup tövbe edenleri af ve mağfiret buyurur. Israr edenleri ise; dilerse af eder, dilerse cezalandırır.



    el-Azîm (c.c)
    Hakiki ve mutlak büyük; büyükler büyüğü, pek azametli. Allah Teala, o kadar Azimdir ki, akıllar tasavvurdan acizdir.



    el-Ğafûr (c.c)
    Kullarının günahlarını affeden, mağfireti sonsuz olan.



    el-Şekûr (c.c)
    Rızası için yapılan işlere, ibadetlere karşılık daha çoğunu veren; dünyada yapılan iyi ameller karşılığında Ahiret'te sonsuz nimetler ihsan eden.



    el-Aliyy (c.c)
    Mutlak ve hakiki Yüce; Yüceler Yücesi. Allah Teala'nın Yüceliği, bir başkasına nispetle değildir. Bu Yücelik, vacibdir, zaruridir. O'ndan başka bir «YÜCE»nin bulunması mümkün değildir. Her şey; O'nun emrinde ve hükmü altındadır. O, «Zatı Eceli Ala»dır.



    el-Kebîr (c.c)
    Her hususda pek büyük; Kibriya Sahibi; Büyüklüğünü ancak Kendisi bilen ve büyüklüğü hiç bir mahluk tarafından bilinemeyen ve hiç bir zaman da bilinemeyecek olan mutlak ve hakiki büyük.



    el-Hafîz (c.c)
    Hakiki ve mutlak koruyucu; her şeyi belli vaktine kadar afat ve belalardan saklayan. Allah Teala, kainatı, bütün yaratılmışları tayin ettiği ömürleri tamamlanıncaya kadar her şeyden korur. Her şeyin hıfzı, O'na racidir.



    el-Mukît (c.c)
    Bedeni ve ruhi rızıkları yaratan ve mahlukatının rızıklarını onlara veren, ulaştıran; her şeye kuvvet veren.



    el-Hasîb (c.c)
    Mutlak ve hakiki Kafi; bütün varlıkların ömürleri boyunca yaptıklarını en ince tafsilat ve teferruatıyla bilip, hesabını en iyi şekilde gören. Allah Teala, Kendisine tevekkül edene Kafidir. Kıyamet Günü, yarattıklarını hesaba çekicidir.



    el-Celil (c.c)
    Celal (büyüklük) ile vasıflanan, Yücelik sahibi; mutlak ve hakiki. Allah Teala'nın büyüklüğü, yüceliği ölçülemez. Yücelik, ancak O'nundur.



    el-Kerîm (c.c)
    Keremi nihayetsiz derecede bol; kula istemeden ve karşılıksız olarak veren. Kulları hakkında vaadini yerine getirmesi Allah Teala'nın lütuf ve keremidir.



    er-Rakîb (c.c)
    Bütün varlıkları her an gözeten; bilen, koruyan ve bütün işleri denetleyen.



    el-Mucîb (c.c)
    Duaları kabul eden; istekleri yerine getiren, sıkıntıları gideren; bunları yalvarmadan bile lütuf ve keremiyle veren. Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan.



    el-Vası' (c.c)
    Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan.



    el-Hakîm (c.c)
    Mutlak ve hakiki Hakim: hüküm ve hikmet sahibi; her şeyi hikmet üzere yaratıp, yerli yerinde yapan; bütün emirleri, bütün işleri hikmetlerle dolu olan.



    el-Vedûd (c.c)
    İyi kullarını seven; onları rahmet ve rızasına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en çok layık olan.



    el-Mecîd (c.c)
    Şanı yüce ve kadri büyük; Zâtı şerefli, işleri pek güzel, nimetli ve ihsanı hudutsuz olan.



    el-Bâıs (c.c)

    Peygamberler gönderen, Mahşer Günü mahlukatı diriltip kabirlerinden çıkaran, sebep ve vesile olan.

  3. #3
    ş-Şehît (c.c)
    Her zamanda ve her mekanda her an hazır olan, mahlukatının hepsini bilen.



    el-Hak (c.c)
    Varlığı hiç değişmeden duran, Hakkı izhar eden; ezeli ve ebedi olarak «Var» olan. Allah Teala'nın Zâtı yokluğu kabul etmediği gibi, her hangi bir değişikliği de kabul etmez. Hakikaten «Var» olan ve hiç değişmeyerek hakikaten «SABİT» olan ancak O'dur. O'nun Zâtı'ndan başka her şeyi O yaratmıştır ve yaratılan her şey fanidir, yok olmaya mahkumdur.



    el-Vekîl (c.c)
    Mutlak ve hakiki vekil; kullarının işlerini düzelten; işlerini usulüyle Kendisine bırakanların işlerini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyi yapıp, temin eden.



    el-Kavî (c.c)
    Tam ve kamil kudret sahibi; pek güçlü, kayıtsız-şartsız her şeye Kadir.



    el-Metin (c.c)
    Çok sağlam; kuvvet ve kudreti Metin. Allah Teala'nın kudreti her şeye yeter; dilediği şeyden kimse O'nu alıkoyamaz.



    el-Veliy (c.c)
    Dost ve yardım edici; müminlere dost, yardım edici; müminleri seven ve işlerini neticelendiren.



    el-Hamîd (c.c)
    Övülmüş ve her senaya layık olan; ancak kendisine hamd ve sena olunan, bütün varlıkların diliyle övülen yegane Zat. Yaratılan her şey Cenabı Hak Celle Celalühü'yu tespih ve takdis eder. Çünkü O, yegane «eliyy-i nimet»dir.



    el-Muhsî (c.c)
    İlmiyle her şeyin sayısını bilen; her şeyi sayıcı ve sayılarını bilici olan.



    el-Mübdî (c.c)
    Mahlukatı maddesiz ve örneksiz olarak yoktan var eden. Ezelde; zaman ve mekan dahi yok iken Allah Teala vardı. Sonra, Varlığını ve Kemalini duyurmak, mahlukatına sonsuz rahmet ve lütufunu vermek; hikmetiyle kainatı yaratmayı diledi; istediği nizam ve şekilde yarattı. Yarattıklarının her birinin yaşamasını ve üremelerini bir takım sebeplere, vesilelere, kanunlara bağladı. Böylelikle, meydana geliş O'ndan olduğu gibi, dönüş de ancak O'na olacaktır.



    el-Muîd (c.c)
    Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan; ölümden sonra tekrar dirilten. Allah Teala, zamanı gelince yaratıklarının çürümüş olan bedenleri en ince teferruatına kadar yeni baştan yaratacak ve her bedenin ruhunu kendisine iade edecektir.



    el-Muhyî (c.c)
    Mahluklarını yoktan var edip hayat veren; dirilten, can veren, sağlık veren ve hayat ihsan eden.



    el-Mumît (c.c)
    Her canlının ölümünü yaratan; öldüren, yok eden, mahveden, dilediği her varlıkta ölümü meydana getiren. Canlılar için ölümün her an gelivermesi mümkündür. Allah Teala, her kulu için dünyaya geliş ve dönüş zamanını tayin etmiştir. Fani hayat, doğumla başlar, ölümle sona erer. Baki hayat ise, ölümle başlayıp sonsuza kadar devam eder.



    el-Hay (c.c)
    Mutlak ve Kamil Hay; ezeli ve ebedi bir hayat ile diri olan; her şeye hayat ve can veren; her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten.



    el-Kayyûm (c.c)
    Zâtıyla kaim, daima duran, gökleri, yeri ve her şeyi tutan; her şeye mukadder olan vaktine kadar durmak için sebeplerini ihsan eden.



    el-Vâcid (c.c)
    Mutlak ve hakiki gani olan, istediği her şeyi bulan; Kendisine darlık, fakirlik ve acizlik arız olmayan; Kendisi için lüzumlu olan şeylerin hiçbirinden mahrum olmayan; istediğini istediği zaman bulan.



    el-Mâcid (c.c)
    Azamet ve şerefle vasıflandırılmıştır; kadir ve şanı büyük, kerem ve cömertliği sonsuz olan.



    el-Vâhid (c.c)


    Tek, Zâtı'nda, sıfatlarında, işlerinde, mübarek isimlerinde, hükümlerinde asla ortağı, benzeri ve dengi bulunmayan.



    es-Samed (c.c)
    Zeval bulmayan ve Baki olan, herkesin muhtaç olduğu yegane Merci; hacetlerin, isteklerin, muratların verilmesi, ızdırapların giderilmesi için müracaat edilen TEK MERCİ.



    el-Kâdir (c.c)
    Her istediğini, istediği gibi, sonsuz bir güç ve kudretle yapan; dilerse yapan, dilemezse yapmayan. Allah Teala, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir. Zâtı'nda yaratmak ve tekvin kuvveti vardır.



    el-Muktedir (c.c)
    Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden; her mevcudu kuvvet ve kudreti altında tutan.



    el-Mukaddim (c.c)
    İstediğini ileri geçiren, öne alan. Allah Teala, hem yaklaştırır, hem de uzaklaştırır. insanları gerek din bakımından, gerekse dünya hayatları bakımından derecelendirmiş, bazılarını diğerlerinden üstün kılmıştır.



    el-Muahhir (c.c)
    İstediğini geri bırakan, geciktiren. Allah Teala, kullarının yapmak istediklerini, dilerse geciktirir. Hiç şüphesiz ki, bunda da ilahi bir hikmet vardır.



    el-Evvel (c.c)
    Her şey üzerine kadim olan; ilk, evveli olmayan Evvel, her varlığın Halimi ve Evveli.



    el-Âhir (c.c)
    Her şey yok olduktan sonra Baki olan, varlığı ezeli ve ebedi olan; sonu olmayan son.



    ez-Zâhir (c.c)
    Alametleriyle vücudu aşikar olan; her yerde, her zaman tasarruflarıyla, kudretiyle, kibriyasıyla tecelli eden, görünen. Allah Teala'nın varlığı aşikardır. Alemlerde gördüklerimiz, içimizde hissettiklerimiz; hasılı her şey O'nun Varlığına, Birliğine ve Kemal sıfatlarına şahittir.



    el-Bâtın (c.c)
    Yarattıklarının nazarından gizli olan; gizli, görünmeyen. Allah Teala'nın «VAR» olduğu; her şeyden daha zahir ve apaçık bellidir. Bu hususta birçok deliller vardır. Mesela; bu alemin meydana gelmesi, mümkünattan olması; bu alemin bir bedialar topluluğu olması, hikmetler, gayeler manzumesi halinde görünmesi, bu alemin Kadim, ezeli, Ebedi, Alim, Hakim bir Halik'i Zi'şan'ın varlığına şahittir, parlak bir delildir. Bütün bu hususları güzelce düşünen bir insan, derhal bir Halik'i Zi'şan'ın Varlığına intikal eder ve O'nun Kadim, Ezeli, Ebedi mevcudiyetini tasdik ederek iman şerefine nail olur.



    el-Vâli (c.c)
    Kainatı; her şeyi, mülkünü ve her an olup biten hadiseleri tek başına tedbir ve idare eden.



    el-Müteâlî (c.c)
    Noksanlıklardan yüce ve münezzeh; yaratılmışların, O'nun hakkında akıl ve idraklerinin mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek üstün, Yüceler Yücesi.



    el-Berr (c.c)
    İyilik ve ihsanı sınırsız olan; yarattıklarına muhtaç oldukları nimetleri ihsan eden. Allah Teala, kulları için daima kolaylık ve rahatlık ister, zorluk istemez. Başkalarına zorluk çıkaranları da sevmez. Yapılan kötülüklerin bir çoğunu bağışlar; yapılan bir iyiliğe karşıda on mükafat verir.



    et-Tevvâb (c.c)
    Tövbeleri kabul buyurup, günahları affeden, kullarına, tekrar tekrar tövbe etmeleri için sebepler hazırlayan.



    el-Müntekim (c.c)
    Suçluları, adaleti ile hak ettikleri cezaya çarptıran; Kendisine isyan edenleri, asileri, canileri, azgınları şiddetle cezalandıran. Allah Teala'nın cezası çok elemli ve pek şiddetlidir. Ancak, cezalandırmadan önce suçluya kendisini düzeltmesi için bir süre tanır, sonra cezalandırır.



    el-Afûv (c.c)
    Çok affedici, çok acıyan, çok şefkatli, merhameti çok olan. Allah Teala, günahları imha eder, masiyetleri cezalandırmaktan vazgeçebilir.



    er-Raûf (c.c)
    Pek esirgeyen, çok merhamet eden; merhamet, rahmet ve şefkatini esirgeyen. Allah Teala, kullarına muhtaç oldukları her şeyi vermiştir. Kainata bak! O, yarattığı hiçbir şeyi merhametinden mahrum bırakmamıştır.



    Mâlikü'l-Mülk (c.c)
    Mülkün mutlak, hakiki, ebedi ve ezeli sahibi; kullarının ve onların malik olduklarının Malik'i, mülkünde dilediği gibi hükmünü tenfiz eden. Allah Teala, hem mülkün sahibi, hem de hükümdarıdır. O'na bir ortak veya denk yoktur. Kulu da, kulunun elindeki de O'nun mülküdür. Lütuf ve ihsan ettikleri birer ariyettir.



    Zü'l-Celâl-i ve'l-İkrâm (c.c)
    Hem yücelik, hem de fazl, şeref ve kerem sahibi, Celal ve Kemal'i mutlak ve hakiki olan. Her nimet Allah Teala'dan gelir; nimeti yaratan da, sevk eden de, dağıtan da ancak O'dur.



    el-Muksıt (c.c)
    Bütün işlerini denk, birbirine uygun ve yerli yerinde yapan; mazlumlara insaf eden; adil, yaratıklarından hiç birine haksızlık, eza, cefa, eziyet, zulüm etmeyen. Allah Teala, zalimden, mazlumun hakkını alır. Bunu yaparken de; hem zalimi, hem mazlumu memnun eder. Çünkü O, en üstün adalet ve çok merhamet sahibidir.



    el-Câmi' (c.c)
    İstediğini; istediği zaman istediği yerde toplayan; insanlara Kıyamet Günü hesap için toplayan; birbirine benzeyen, benzemeyen veya birbirlerinin zıddı olan varlıkları bir araya toplayan.



    el-Ğaniyy (c.c)
    Zâtı ve sıfatı ile her şeyden müstağni, zenginliğinin hududu ve ölçüsü yok, hiçbir şeye muhtaç olmayan. Allah Teala'nın kulunu ibadetle mükellef tutması, Zâtı'nın ihtiyacından değildir. Sırf kullarının maddi-manevi ihtiyaçları içindir. Allah Teala, abes ve faydasız şeyler yaratmaktan münezzehtir



    el-Muğnî (c.c)
    Kullarından dilediğini keremiyle zengin kılan; istediğini, istediği anda, istediği kadar zengin eden. Allah Teala, her kuluna belli bir rızk takdir etmiştir. Kul, ezelde mukadder olan rızkı ne ise ona nail olur. Ancak, takdir edilen bu rızka sahip olmak için çalışmak şarttır. Fakat, sonunda yine Mukadder olan rızka razı olmak gerekir.



    el-Mâni' (c.c)
    Bir şeyin olmasına mani olan; koruyucu sebepleri yaratmak suretiyle helak ve noksanlık sebeplerini önleyen, def eden. Kulun istedikleri bir takım sebeplere, sebepler de Allah Teala'nın emir ve fermanına bağlıdır. Allah Teala dilerse, istekleri verir; vermezse mutlaka bir ilahi hikmeti vardır.



    ed-Dârr (c.c)
    Elem ve zarar verici şeyleri yaratan; dilediğine felaket, keder ve şiddet veren



    el-Nâfi' (c.c)
    Faydalı şeyleri yaratan; hayır ve menfaat verici şeyler yaratan, dilediğine menfaat veren.



    en-Nûr (c.c)
    Bütün alemleri nuru ile nurlandıran; göklerde ve yerde Hakkı neşreden, bütün varlıklara akıl, izan, idrak veren; istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran.



    el-Hâdî (c.c)
    Hidayeti yaratan ve dilediği kulunu Tevhide, hayırlı-kârlı yollara yönelten; her şeye yön veren. Allah Teala, gönüllere imanı sevdiren sebepleri de, küfür yolunu tutturan sebepleri de yaratır. O'ndan başka hidayet ve bahtiyarlığa eriştirecek yahut sapıklık ve hüsrana düşürecek hakiki bir Zâtı ilahi yoktur.



    el-Bedî' (c.c)
    Yarattıklarını örneksiz ve maddesiz icat edip yaratan; hayret verici âlemleri yoktan var eden; Zâtı'nda, sıfatlarında, fiillerinde asla benzeri bulunmayan



    el-Bâkî (c.c)
    Vücudu daim olan, fani olmayan; Varlığının başlangıcı olmadığı gibi sonu da olmayan; bizatihi zaruri (vacib) olan mevcut.



    el-Vâris (c.c)
    Mevcut olan her şeyin netice itibariyle mutlak sahibi ve hakiki maliki.



    er-Reşîd (c.c)
    Kullarını irşat eden, doğru yolu gösteren; bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere akıbetine ulaştıran.



    es-Sabûr (c.c)

    Çok sabırlı; şirk ve isyan yolunu seçenleri anında cezalandırmaya kadir iken acele etmeyip tehir eden ve vakti gelince bir lahza dahi geri bırakmadan cezalandıran.


    kaynak:islamiyet.gen

Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz